Çift Seansı Kaç Dakika? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Üzerinden Felsefi Bir İnceleme Bir gün, sıradan bir günde, bir düşünce aklımıza gelir: Zamanın gerçekliği nedir? Bir saat gerçekten 60 dakika mıdır? Zamanın geçtiğini anlamamızın ölçütü sadece saatler ve dakikalar mı? Ya da belki zaman, sadece bir toplumsal anlaşma mı? Ya da bir seans, özellikle bir çift seansı, gerçekten sadece belirli bir süreyi mi kapsar, yoksa daha derin bir anlam taşır mı? İşte “Çift seansı kaç dakika?” sorusu, sadece bir zaman dilimi sorgulamasının ötesine geçer ve felsefi bir soruya dönüşür. Zaman, insanların yaşadığı evrende nasıl deneyimlenir? Etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden bakıldığında,…
Yorum BırakYazar: admin
Necati Şaşmaz’ın Mülk Edinimi ve Toplumsal Güç İlişkileri: Demokrasi, İktidar ve Yurttaşlık Üzerine Bugün, toplumsal düzenin ve iktidar ilişkilerinin nasıl şekillendiğini anlamak için bireylerin sahip olduğu mal, mülk ve servet üzerinden yapılan analizler büyük bir önem taşır. Bu tür analizler, sadece ekonomik düzeydeki eşitsizlikleri anlamamıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda iktidarın işleyişini, toplumsal meşruiyeti ve demokrasi anlayışını sorgulamamıza olanak sağlar. Necati Şaşmaz, Türkiye’nin en tanınmış televizyon ve sinema oyuncularından biri olarak, yaşamı ve kariyerinin dışında da geniş bir mülk edinimiyle gündemde. Peki, Necati Şaşmaz’ın sahip olduğu ev sayısının ötesinde, bu durum toplumdaki güç ilişkileri, eşitsizlik ve yurttaşlık anlayışına dair ne…
Yorum BırakKürtler Nuh’un Hangi Oğlundan? Pedagojik Bir Bakış Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değil, aynı zamanda toplumsal sorumlulukların ve kimliklerin şekillendiği bir süreçtir. İnsanlar, eğitim yoluyla geçmişlerini, kültürlerini, toplumsal yapılarındaki yerlerini ve kimliklerini anlamlandırır. Ancak eğitim, her zaman doğrularla dolu bir yolculuk değildir; bazen toplumların uzun süredir taşıdığı yanılgılar veya eksik bilgilerle de karşılaşılır. Bu yazıda, “Kürtler Nuh’un hangi oğlundan?” gibi tarihsel bir soruyu ele alırken, pedagojik açıdan nasıl daha derinlemesine bir öğrenme süreci yaratabileceğimizi keşfedeceğiz. Bu soru, çok yönlü bir sorgulamayı gerektiriyor: Hem tarihsel, hem kültürel hem de toplumsal bağlamda ne anlama geliyor? Öğrenme teorileri ve öğretim yöntemleri çerçevesinde bu…
Yorum BırakCross: Tıpta Ne Anlama Gelir? Felsefi Bir Perspektiften İnceleme Tıbbın içindeki karmaşıklık ve insan vücudunun keşfi, her zaman bir anlam arayışıyla şekillenmiştir. Her gün karşılaştığımız terimler, bir yandan bilimsel doğruluğa dayanırken, diğer yandan daha derin, felsefi soruları da beraberinde getirir. İnsan vücudu, hastalıklar, tedavi yöntemleri gibi her biri birer fenomen olarak karşımıza çıkarken, bu fenomenlerin bizim için ne anlama geldiğini sorgulamak, aslında insan olmanın bir gereğidir. Bazen, çok basit bir sorunun bile derinlemesine anlamını keşfetmek bizi düşünmeye sevk eder. Mesela, tıpta sıkça duyduğumuz bir terimi ele alalım: Cross nedir? Tıpta “cross” terimi, kan gruplarından genetik özelliklere kadar birçok farklı anlam…
Yorum BırakAktarma Cümlesi: Edebiyatın Derinliklerine Bir Yolculuk Kelimeler, anlamların görünmeyen uçsuz bucaksız denizine açılan kapılardır. Onlar, bir gerçekliğin parçası değil, aynı zamanda bir anlam evreninin inşa edicileridir. Bir cümle, bir hikâye, bir metin – her biri bir dünyanın izlerini taşır. Edebiyatın gücü, kelimelerin biçimlendiği, anlamların aktarıldığı ve bireylerin içsel dünyalarında yankı uyandırdığı o derin yapıdadır. Peki, bu yapının en önemli taşlarından biri nedir? Belki de “aktarma cümlesi” diye adlandırdığımız, metinler arasında köprü kuran, anlatıların anlamlarını yansıtan ve derinleştiren o önemli araç. Aktarma cümlesi, yalnızca bir dil bilgisel öğe değil; aynı zamanda bir anlatı tekniği, bir anlam transferi ve bir kültürel geçiş…
Yorum BırakSkar İzine Hangi Krem İyi Gelir? Tarihsel Bir Perspektif Geçmiş, bize sadece eski olayları anlatmakla kalmaz; aynı zamanda bugünün dünyasını anlamamıza yardımcı olur. Her bir yara, her bir iz, geçmişin bir yansımasıdır; bu, fiziksel olduğu kadar toplumsal, kültürel ve tarihsel bir izdir. İnsanlık tarihine bakarken, izlerin, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde nasıl bir anlam taşıdığına odaklanmak, hem geçmişi daha derinlemesine kavramamıza hem de bugünün yaralarını iyileştirmek için hangi yöntemlerin doğru olacağına karar vermemize yardımcı olabilir. Bugün, ciltteki izlerin tedavisindeki modern yöntemleri tartışırken, tarihsel bir perspektif sunarak, bu tedavi anlayışının nasıl evrildiğini inceleyeceğiz. Antik Çağda Skar İzi Tedavisi: İlk Adımlar…
Yorum BırakOperatör Belgesi Ne Kadar 2024? Geçmişin Işığında Bugünü Anlamak Geçmişin izlerini bugünün dünyasında görmek, sadece tarihe bir bakış atmak değil; aynı zamanda mevcut toplumsal yapıları, ekonomik koşulları ve kültürel değerleri daha derinlemesine anlamak için kritik bir fırsattır. Bir operatör belgesinin maliyetine dair bugünkü sorular, aslında bir dizi toplumsal, ekonomik ve yasal dönüşümün yansımasıdır. Bu yazıda, operatör belgesinin tarihsel perspektiften nasıl şekillendiğini ve 2024 yılına gelene kadar hangi dönemeçlerden geçtiğini inceleyeceğiz. Operatör belgesi, özellikle iş gücü piyasasında belirli bir alanda uzmanlık ve yetkinlik gerektiren bir belge olup, zaman içinde iş dünyasının ihtiyaçları, devlet düzenlemeleri ve ekonomik dönüşümlerle şekillenen bir kavram olmuştur.…
Yorum BırakDöküm Fırına Girer Mi? Bir Felsefi Düşünme Yolculuğu Bir insanın yaşamında, bazen bir soru ya da basit bir olgu, tüm dünyayı sorgulatan bir düşünsel açılım yaratabilir. “Döküm fırına girer mi?” sorusu, ilk bakışta sıradan bir teknik soru gibi görünebilir. Ancak derinlemesine düşündüğümüzde, bu basit soru bile insanın varoluşuna, etik seçimlerine ve bilgi anlayışına dair birçok önemli felsefi soruyu gündeme getirebilir. Bu soruyu sormak, daha geniş bir perspektiften bakıldığında, nesnelerin ve varlıkların niteliklerini, sınırlarını ve işlevlerini sorgulamak anlamına gelir. Döküm fırına giren bir madde, ne kadar dayanıklı, ne kadar ısınabilir? Bir madde, kendi doğasına aykırı bir şekilde var olmayı sürdürebilir mi?…
Yorum BırakVücudu Mikroplara Karşı: Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, insan ruhunun derinliklerine inen, dilin gücüyle biçimlenen bir dünyadır. Kelimeler sadece anlam taşımazlar; aynı zamanda duyguları, düşünceleri, korkuları ve hayalleri canlandıran birer araçtır. Anlatıların dönüştürücü gücü, insanlık tarihinin en derin izlerini taşır. Bir edebiyat metni, insanın içsel dünyasında bir mikrokozmos yaratırken, bir yanda sosyal yapıyı, diğer yanda bireysel deneyimleri, hatta insan vücudunu da simgeler aracılığıyla yansıtır. Vücut, edebiyatın en çok şekil verdiği ve anlam kazandırdığı temalardan biridir. Peki, vücut mikroplara karşı nasıl bir savunma yapar? Bu soruyu edebiyatın ışığında anlamaya çalışırken, metinlerin, sembollerin ve anlatı tekniklerinin iç içe geçtiği bir yolculuğa çıkacağız.…
Yorum BırakTab Hangi Sektörde? Bir Felsefi Düşünce Denemesi Giriş: İnsan Olmanın Anlamı Üzerine Düşünceler Bir sabah, her şeyin yeniden başladığı o alışılmış anı düşünün: Gözlerinizi açtığınızda, hemen ardından zihninizde beliren ilk soru ne olabilir? Belki de “Tab hangi sektörde?” gibi sıradan bir soruyla karşılaşırsınız. Ancak bu basit soru, kendiliğinden daha derin bir merak uyandırabilir. İnsanın dünya üzerindeki yeri, üretim sürecindeki rolü ve ahlaki yükümlülükleri üzerine sorular doğurur. Felsefi anlamda, her sektör kendi ontolojik sorularını taşır. İnsanlar ne üretiyor? Hangi değerler bu üretim sürecini yönlendiriyor? Ve bu üretimlerin insan doğasıyla ilişkisi nedir? Bu yazının amacı, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi temel felsefi…
Yorum Bırak