Likit Eyeliner Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet ve Çeşitlilik Üzerine Bir Bakış
İstanbul’un kalabalığında, sabahları işe giderken ya da akşam saatlerinde toplu taşımada gördüğüm manzaralar bana çok şey anlatıyor. Her gün, herkesin kendini ifade etme biçimi farklı olsa da, bazı şeyler dikkatimi çekiyor. Göz makyajı, özellikle de likit eyeliner, şehirdeki farklı bireylerin ve grupların kendilerini nasıl tanımladıkları ve toplumsal normlara nasıl tepki verdiklerini anlamamda bana yardımcı oluyor. Likit eyeliner ne demek? Aslında sadece bir makyaj aracı mı, yoksa toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle ilgili daha derin anlamlar mı taşıyor? Gelin, bunu birlikte inceleyelim.
Likit Eyeliner: Sadece Bir Göz Makyajı mı?
Likit eyeliner, aslında göz makyajının en popüler ürünlerinden biri. Keskin hatlar yaratmak için kullanılan ve genellikle yoğun pigment içeren bir üründür. Ancak, toplumsal cinsiyet ve sosyal normlar açısından baktığımızda, likit eyeliner’ın çok daha fazlası olduğunu söyleyebilirim. Bu basit makyaj malzemesi, aslında kadınların ve erkeklerin toplumsal beklentilere göre nasıl görünecekleri konusunda nasıl farklılıklar yaşadığını gözler önüne seriyor.
Bir gün işe giderken, metroda yanımda oturan genç bir kadının, gözlerinin üstünde dikkatle yapılmış likit eyeliner’ı fark ettim. Sadece güzel değil, aynı zamanda kendini ifade etme biçimiydi. O kadar belirgin ve zarif bir şekilde yapılmıştı ki, bir yandan da düşündüm: “Bunu yapmak, toplumsal olarak kadınsı kabul edilen bir normu yansıtmak mı?” Çoğu kadın, makyaj yaparak kendilerini daha özgür hissediyor ya da toplumsal cinsiyet rollerine uyum sağlıyor. Peki ya erkekler? Onlar da likit eyeliner kullanabilir mi?
Erkekler ve Makyaj: Toplumsal Normların Ötesinde
Erkeklerin makyaj yapması, tarihsel olarak genellikle tabu olmuştur. Ancak son yıllarda, sokakta gördüğüm bazı erkeklerin gözlerinde, mesela metroda ya da kafelerde, hafifçe sürülmüş eyeliner’a sahip olmaları, toplumsal normların ne kadar değiştiğini gösteriyor. Özellikle genç erkeklerin, kendilerine has bir tarz yaratırken makyaj ürünlerini kullanmaya başlaması, toplumsal cinsiyet normlarına karşı bir duruş sergiliyor. Fakat hala, bazı kesimler için bu davranış, cinsiyet rollerine aykırı bir tavır olarak algılanıyor. Peki, bu ne anlama geliyor? Makyaj, artık sadece kadınların tekelinde mi olmalı? Yoksa her birey, ister kadın, ister erkek olsun, kendini ifade etme özgürlüğüne mi sahip olmalı?
Bir gün işyerinden çıkarken, bir arkadaşımın cesurca eyeliner sürdüğünü fark ettim. Hem erkek hem de kadın çalışanların bulunduğu bir ortamda, makyaj yapmanın nasıl algılandığı hakkında düşünmeye başladım. Eğer bir erkek, bu tip makyaj ürünlerini kullanıyorsa, bu toplumsal olarak nasıl karşılanıyor? O arkadaşımın makyajına kimse garip bakmıyordu, fakat ben yine de sokakta, özellikle kadın ve erkek rollerine alışkın olan yaşlılardan bu davranışın yadırgandığını gözlemliyorum. Bu, toplumsal cinsiyetin ne kadar kalıplaşmış olduğuna dair ilginç bir örnek. Makyaj, kimseye zarar vermez, ancak toplumsal normlar bazen bunu bir tehdit olarak algılayabiliyor.
Çeşitlilik ve Sosyal Adalet: Makyajın İfadeyi Zenginleştiren Gücü
Günümüzde, toplumsal cinsiyetin ötesinde, daha çok çeşitlilik ve kapsayıcılık konuşuluyor. Çeşitlilik, insanların farklılıklarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayan bir kavram. Makyaj da bu çeşitliliğin bir yansıması olabilir. Likit eyeliner gibi ürünler, bir kişinin kimliğini, tarzını ve ifade biçimini oluşturmasına yardımcı olur. Bir kadının ya da erkeğin makyaj yapması, sadece bir “güzellik” meselesi değil, aynı zamanda özgürlük ve kimlik meselesidir. Bir yanda işyerinde her gün aynı şekilde giyinen, sıradan bir görünümdeki insanlar var, diğer yanda ise farklı bir tarz yaratmaya çalışan, belki de toplumsal cinsiyet normlarından sıyrılmaya çalışan bireyler.
Sokakta, işyerinde ya da toplu taşımalarda gördüğüm pek çok farklı kişi, makyajı farklı şekillerde kullanıyor. Gençlerin makyaj yaparken toplumsal cinsiyet rollerini sorgulayan tavırları, bence çok değerli. Kızlar ve erkekler için geçerli olan “güzellik” normları, zamanla çok daha farklı bir şekilde tanımlanacak gibi. Toplumsal cinsiyetin çok daha esnek bir yapıya bürüneceği, herkesin kendini olduğu gibi ifade edebileceği bir geleceğe doğru adım atıyoruz. Belki de 10 yıl sonra, makyaj yapmak sadece kadınlara ait bir davranış olmayacak ve her birey kendi ifadesini bu şekilde bulacak.
Sonuç: Makyaj, Kimlik ve Toplumsal Cinsiyet Normlarının Geleceği
Toplumsal cinsiyetin, kimlik ve özgürlükle ilişkili olduğu bir dünyada, makyaj ürünleri gibi araçlar daha da önemli hale gelecek. Likit eyeliner gibi ürünler, sadece estetik değil, aynı zamanda kimlik oluşturma, toplumsal cinsiyet normlarına karşı bir duruş sergileme ve çeşitliliği kutlama anlamına geliyor. İstanbul gibi bir şehirde, farklı insanların bir arada yaşadığı bu ortamda, makyaj yapmak ve kendini ifade etmek birer özgürlük biçimine dönüşüyor. Kimseye zarar vermeyen bu tür davranışlar, toplumsal adaletin ve çeşitliliğin simgelerinden biri olarak kabul edilebilir. Belki de gelecekte, herkesin kendi tarzını özgürce sergileyebileceği, toplumsal normların artık bir engel teşkil etmediği bir dünyada, likit eyeliner ve benzeri makyaj ürünleri çok daha yaygın hale gelir.