İçeriğe geç

Parlamenter sistem ne zaman kalktı ?

Parlamenter Sistem Ne Zaman Kalktı? Türkiye’de Yönetim Modelinin Dönüşümü

Parlamenter sistem, Türkiye’nin uzun yıllar boyunca benimsediği, yürütme gücünün Meclis içinden çıkan bir hükümet aracılığıyla kullanıldığı bir yönetim modeliydi. Ancak bu sistem, 21. yüzyılın ikinci on yılında köklü bir anayasal değişimle yerini cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine bıraktı. Bu dönüşüm, yalnızca siyasal yapının değil, aynı zamanda devletin karar alma mekanizmalarının, bürokrasinin ve denetim ilişkilerinin de yeniden tanımlanması anlamına geliyordu.

Parlamenter Sistemin Türkiye’deki Kısa Tarihi

Türkiye’de parlamenter sistemin temelleri, 1876 tarihli Kanun-i Esasi ile atılmıştı. Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Âyan şeklinde iki kanatlı bir parlamento modeli, Osmanlı’da anayasal monarşi döneminin başlangıcını temsil etti. Cumhuriyet’in ilanı sonrasında 1921 Anayasası daha sade bir meclis üstünlüğü modeli öngörürken, 1924 Anayasası ile birlikte klasik anlamda parlamenter sisteme geçiş sağlandı. Bu modelde, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından kullanılıyor, ancak hükümetin Meclis’e karşı siyasi sorumluluğu esas alınıyordu.

1961 ve 1982 anayasalarıyla sistem daha kurumsallaştı, Cumhurbaşkanının yetkileri arttı ama yine de “Meclis’e karşı sorumlu hükümet” ilkesi korunmaya devam etti. Özellikle 1982 Anayasası, güçlü bir Cumhurbaşkanlığı makamı ile Meclis’in denetim araçlarını aynı çatı altında birleştirmeye çalıştı. Ancak bu ikili yapı, zamanla yönetimde tıkanmalar ve yetki çatışmalarına yol açtı.

2017 Referandumu: Dönüm Noktası

Parlamenter sistemin kalkışının resmi süreci, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan anayasa referandumuyla başladı. Bu referandumda, yürütme gücünün çift başlı yapısını ortadan kaldırarak, “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi”ne geçilmesi kararı alındı. Halkın çoğunluğunun “Evet” oyu verdiği bu değişiklik, 2018 genel seçimleriyle birlikte yürürlüğe girdi.

Dolayısıyla, parlamenter sistemin fiilen sona erdiği tarih 9 Temmuz 2018 olarak kabul edilir. Bu tarihte yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı yemin etmiş ve yürütme yetkisini doğrudan kullanmaya başlamıştır. Artık Başbakanlık makamı kaldırılmış, Bakanlar doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanır hale gelmiştir.

Yeni Sistemle Gelen Değişiklikler

Yeni hükümet sistemiyle birlikte:

Başbakanlık kurumu kaldırıldı. Yürütme yetkisi tamamen Cumhurbaşkanına devredildi.

Yasama ve yürütme arasındaki ilişki yeniden düzenlendi. Meclis, yürütmeyi artık doğrudan düşüremiyor; Cumhurbaşkanı hakkında soruşturma açılması belirli çoğunluklara bağlandı.

Karar alma süreçleri hızlandı. Cumhurbaşkanı kararnameleriyle yürütme alanında hızlı düzenlemeler yapılabilir hale geldi.

Denetim mekanizmaları yeniden tanımlandı. Gensoru kaldırıldı, yerine yazılı soru ve meclis araştırması gibi araçlar güçlendirildi.

Bu değişiklikler, özellikle yürütmenin etkinliği ve siyasi istikrar açısından savunulurken; güçler ayrılığı, demokratik denge ve denetim mekanizmalarının zayıfladığı yönünde eleştiriler de gündeme geldi.

Akademik Tartışmalar: Etkinlik mi, Demokratik Denge mi?

Siyasal bilimciler ve hukukçular, Türkiye’de parlamenter sistemden çıkış sürecini iki farklı eksende tartışmaktadır.

Birinci yaklaşım, parlamenter sistemin Türkiye gibi çok partili ama kutuplaşmış toplumlarda koalisyon krizleri ve yönetim istikrarsızlığı yarattığını savunur. Bu görüşe göre, yürütme gücünün merkezileşmesi, özellikle ekonomik kararların hızla alınmasını ve bürokrasinin etkin çalışmasını sağlar.

İkinci yaklaşım ise, parlamenter sistemin esnek yapısının demokratik denetim açısından daha güvenli olduğunu öne sürer. Yürütme ile yasama arasındaki “karşılıklı bağımlılık”, hesap verebilirliği desteklerken, yeni sistemde yürütmenin aşırı güçlendiği ve Meclis’in denetim kapasitesinin zayıfladığı belirtilir.

Bu bağlamda, Türkiye’nin yönetim sistemine dair tartışmalar hâlâ canlıdır: Kimilerine göre bu dönüşüm bir “modernleşme ve hızlanma hamlesi”, kimilerine göreyse “kurumsal dengeyi sarsan bir merkeziyetçilik”tir.

Sonuç: Bir Sistemden Fazlası

Parlamenter sistem ne zaman kalktı? sorusunun cevabı yalnızca “2018’de” değildir. Bu değişim, Türkiye’nin siyasal kültüründe, karar alma biçiminde ve devlet-toplum ilişkisinde derin bir kırılma noktasıdır. Yeni hükümet modeli, yönetim hızını artırırken, demokratik denetim araçlarını yeniden tanımlamıştır.

Gelecekteki siyasal denge, bu iki ihtiyacın — etkin yönetim ile hesap verebilir demokrasinin — nasıl uzlaştırılacağına bağlı olacaktır. Türkiye, tarihinin bu yeni aşamasında, yalnızca anayasal metinlerle değil, kurumsal alışkanlıklarla da yeni bir yönetim geleneği inşa etmeye çalışmaktadır.

Kaynakça (Seçilmiş)

• Ergun Özbudun, Türk Anayasa Hukuku

• Fuat Keyman, Türkiye’de Siyasal Sistem ve Yönetim Dönüşümü

• Giovanni Sartori, Comparative Constitutional Engineering

• Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982 ve 2017 değişiklikleri)

6 Yorum

  1. Yoldaş Yoldaş

    Parlamenter sistem ne zaman kalktı ? başlangıcı merak uyandırıyor, yine de daha cesur bir ton iyi olabilirdi. Buradan hareketle şunu söylemek isterim: Parlamenter sistem ve başkanlık sistemi arasındaki farklar nelerdir? Parlamenter sistem ve başkanlık sistemi arasındaki temel farklar şunlardır: Parlamenter Sistem: Başkanlık Sistemi: Yürütme Organı: Devlet başkanı ve bakanlar kurulu olmak üzere iki ayrı kanattan oluşur . Devlet Başkanı: Genellikle parlamento tarafından seçilir ve sembolik yetkilere sahiptir . Yasama Organı: Yürütmeye karşı sorumludur ve hükümeti güvensizlik oyuyla düşürebilir . Koalisyon Hükümetleri: Koalisyon hükümetleri daha yaygındır .

    • admin admin

      Yoldaş!

      Tam uyum sağlamasam da katkınız için minnettarım.

  2. Tuncay Tuncay

    İlk paragraflar hafif bir merak oluşturuyor, ama çok da şaşırtmıyor. Konuya biraz da böyle bakmak mümkün: Parlamenter sistemin eksileri nelerdir? Parlamenter sistemin eksileri şunlardır: Hükümetin İstikrarsızlığı : Parlamenter sistemlerde hükümetin istikrarı garanti altına alınmamıştır, çünkü parlamento her zaman hükümeti görevden alabilir. Siyasi Kutuplaşma : Sık sık yapılan seçimler ve siyasi çeşitlilik, hükümetler arasında derin çatlaklıklara ve siyasi kutuplaşmaya yol açabilir. Tıkanıklık Riski : Yasama ve yürütme organlarının iç içe geçmesi, kriz durumlarında tıkanıklığa neden olabilir.

    • admin admin

      Tuncay!

      Her fikrinize katılmasam da görüşünüz değerliydi, sağ olun.

  3. Sevil Sevil

    Metin ilk bölümde anlaşılır, sadece daha güçlü bir ton beklenirdi. Bence küçük bir ek açıklama daha yerinde olur: Yarı başkanlık sistemi ile parlamenter sistem arasındaki fark nedir? Yarı başkanlık sistemi ile parlamenter sistem arasındaki temel farklar şunlardır: Devlet Başkanının Seçimi : Yarı başkanlık sisteminde devlet başkanı halk tarafından seçilirken, parlamenter sistemde devlet başkanı genellikle parlamento tarafından seçilir. Yürütme Organının Yapısı : Yarı başkanlık sisteminde yürütme organı iki başlıdır; bir devlet başkanı ve bir başbakan varken, parlamenter sistemde yürütme organı sadece başbakan ve kabinesinden oluşur.

    • admin admin

      Sevil! Katkılarınız sayesinde yazıya çok yönlü bir yaklaşım eklenmiş oldu ve metin daha kapsamlı hale geldi.

admin için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
vdcasinogir.net